Page 37 - Konya'nın Sazında Kırk Türkü
P. 37

28   | KONYA’NIN SAZINDA                 TÜRKÜ




                   Konya türkülerine yerel anlamda, küreselleşmeyle birlikte standartlaşan müzik üretimine ve popüler
                   müzik tüketimine bir direniş olarak bakılabilir. Gizil bir direniş fonksiyonunun yanında türkülerin hoş
                   zaman geçirmek, eğlendirmek ve eğlenmek için kullanıldıkları da görülmektedir. Kültürün ve eğitimin
                   kuşaktan kuşağa aktarılması türkülerle sağlanabilmektedir. Toplumsal açıdan törenler ve sosyal kurumlar
                   türkülerden beslenmektedir. Ayrıca türkülerin bireysel ve toplumsal baskılar karşısında insanı rahatlatan
                   bir işlevi bulunmaktadır (Ekici, 2007: 124-126). Konya türkülerinin sosyal kullanım alanına baktığımızda
                   öne çıkan şey ise Konya düğünleri, barana ve oturaklarıdır. Dolayısıyla Konya türkülerinin toplumsal
                   törenleri besleme, eğlenme ve eğlendirme işlevine odaklanılabilir.
                          Konya’daki kültürel ve gündelik hayata dair pek çok unsuru barındıran bir muhabbet ve musiki
                   meclisi oturak olarak adlandırılmaktadır. Konya oturağı, halk oyunları ve halk müziği ile öne çıkmaktadır.
                   Konya türkülerinin kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze taşınmasında oturakların çok önemli rolü
                   bulunmaktadır.  Hem  şehir  merkezinde  hem  köy  ve  kasabalardaki  bu  oturaklarda  söylenen  türküler
                   günümüze ulaşmış söylenmeyen türküler kaybolmuş, unutulmuştur (Sakman, 2001: 7, 51-52). Ülkemizin
                   ayrı bölgelerinde yaşatılan geleneksel barana kültürü ise yine sohbet ve eğlenceye dayalı bir şekilde katılan
                   genç ve yetişkin insanlar arasındaki toplumsal dayanışmayı güçlendirmektedir. Oturaklarda olduğu gibi
                   baranalarda da müzik icra edilmektedir. İcra usulleri, barana mekânları ve sosyo-kültürel ortamlar bu
                   kültürü yaşatan bölgeler arasında farklılık gösterebilmektedir (Yakıcı 2010: 95).
                          Türkülerin  kültürel  belleğimize  hizmet  eden  bir  tarafı  vardır.  Sosyolojik  açıdan  döneminin
                   toplumsal yapısını temsil eden türkülerde çokça hafıza motifleri görülebilir. Genellikle toplum tarafından
                   kabul gören bu motifler, topluma eşlik etmiş ve insanların gündelik yaşamlarında, pratiklerinde etkin
                   rol almıştır. İnsanların yaşam alanı içerisinde var oldukları için bazen üzerinde tasarruf hakkı görülen
                   gerçekliklerdir bunlar. Ayrıca türkülerden yola çıkarak toplumsal açıdan köy(lü)-şehir(li), zengin-fakir,
                   hasta-sağlıklı,  iyi-kötü,  güzel-çirkin  çıkarımları  da  yapılabilir.  Bu  çıkarımlar  toplumsal  unsurlarımızı
                   hatırlama ve hatırlatma işlevi görür. Yani temsil yeteneğine sahip olan türkülerin diğer özellikleri, hafızada
                   yer tutmaları, aidiyetlik sağlamaları ve işaret etmeleridir. Bölgeden bölgeye farklılık arz eden askerlik
                   yaşına, uğurlama törenlerine ve asker yemeklerine dair bilgiler türkülerden edinilebilir mesela. Bu açıdan
                   türküler yaşamı barındırmaktadır. Çünkü toplumsal hafızamız içerisindeki bayramlar, törenler, doğumlar,
                   ölümler, tanışmalar ve ayrılıklar kısacası tüm ritüeller türkülerde içkindir. Türküler, rastgele bir şekilde
                   değil anlamlı ve çağrışımlı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Türkünün içerisinde geçen tahıllar, çiçekler,
   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42